Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

OKULA SAĞLIKLI BAŞLANGIÇ

Uzman Klinik Psikolog ZEYNEP FEYİZOĞLU

(Kübra Park Anaokulları)

       Başlangıçlar hepimizin yaşamında önemlidir.  Okula ilk başladığı günü hatırlamayan yok gibidir… Okula başlamak; bir başka deyişle bağımsızlığa adım atmak, kendi ayaklarının üzerinde durabilmektir.
Oryantasyon süreci sonunda çocuk, kendi başına kalabilme ve belli kurallar içinde bağımsızca hareket edebilme becerilerini kazanarak önemli bir gelişim basamağını başarıyla
tamamlamaktadır. Bu süreçte en büyük sorumluluk payı çocuğa düşmekle birlikte okulda ve ailede verilebilecek desteklerle, sağlıklı uyum sürecine nasıl katkıda bulunabileceğimiz; iyi niyetle yaptığımız bazı şeylerin süreci nasıl olumsuz etkileyebileceği, ayrıca kaygısı yüksek çocuklarımıza nasıl yaklaşmamız gerektiği ile ilgili bilgiler yer alacaktır.

       Yenilikleri olumlu tavırla karşılamak ve olası zorluklar karşısında bilinçli adımlarla ilerlemek uyum sürecinin sağlıklı işlemesini kolaylaştıran en önemli etkenlerdir. Başlangıçlar yeniliklerle doludur…. Yeni olan farklı, heyecan verici ve merak uyandırıcı olduğu kadar bazen kaygı verici de olabilir. Özellikle çocuklarımız söz konusu olduğunda ‘yenilik’  kavramının içindeki belirsizliğe açıklık getirmek, çocuğun potansiyel kaygılarının ortaya çıkmasını önleyici olacaktır. Çocuklar bilinmeze karşı hissettikleri endişeyi ancak yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun, sade sözcüklerle ve doğru içerikle yapılan açıklamalarla aşarlar. Yetişkinlerin buradaki görevi gerekli açıklamaları yaptıktan ve hazırlıkları tamamladıktan sonra çocuğun süreci doğallığıyla yaşamasına fırsat vermeleridir.

       Kübra Park Anaokullarında, bu sürecin sağlıklı işlemesi amacıyla iki haftalık bir oryantasyon programı oluşturulmuştur. Çocuğun uyum becerilerini kazanması amaçlanan bu iki haftalık zaman dilimi boyunca ‘uyum haftaları programı’  uygulanmaktadır. Bu sürede arkadaşları ve öğretmenleriyle; tanışma oyunları, öğrenmeye hazırlık oyunları, serbest oyunlar, yaratıcı drama, ritm ve müzik çalışmaları, sanat etkinlikleri, dil etkinlikleri, hikaye okuma ve dinlenme gibi çalışmalarla okul programına yumuşak bir geçiş yapmaktadırlar. Uyum haftaları programında branş dersleri henüz başlamamakta, çocuklar sadece, branş dersleri öğretmenleriyle gün içinde tanışmaktadırlar. Tüm bu etkinlikler boyunca çocuk okulunu ve sınıfını, diğer arkadaşlarıyla birlikte kullanacağı ortak alanları da tanımış olmaktadır. Rehberlik birimi ve öğretmenlerimiz bu süreçte destek vermek için daima öğrencinin yanındadır. Okul psikolojik danışmanı ve öğretmenleriyle iletişim ve işbirliği halinde olmak, gözlemlerimizi ve gelişmeleri sık sık paylaşmak çocuğumuzun okulunu, öğretmenini ve arkadaşlarını benimsemesini kolaylaştıracaktır.

     Çocuklarımızın yaşamlarının önemli bir basamağı olan okula başlangıcı mutlulukla anımsayabilmeleri için önceden bir takım hazırlıklar yapmamız yararlı olacaktır. Bu yüzden ilk gün pratik işlerle ilgili herhangi bir sorunla karşılaşmamak için aşağıdakileri yapıp yapmadığımızı kontrol edebiliriz.

 

  • İlk gün saat kaçta okulda olmamız gerektiğini biliyor muyuz? Sakin bir gün ve geceden sonra iyi düzenlenmiş, çatışmadan uzak neşeli bir sabah planladık mı?
  • Okul kıyafetlerini hazırladınız mı? Çocuğumuz okul kıyafetlerinden haberdar mı? Daha öncesinde deneyip herhangi bir rahatsızlığı olup olmadığı kontrol edildi mi?
  • Okulun günlük program akışı hakkında çocuğumuz bilgilendirildi mi? Yemek ve oyun zamanları, gün içinde kimlerle birlikte olacağı konusunda yeterli bilgi verildi mi?
  • Çocuğumuzun okula nasıl gideceği ayrıntıyla planlandı ve gereken düzenlemeler yapıldı mı? Bütün bu bilgiler sade bir dille çocuğa anlatıldı mı?
  • Okul sonrası çocuğumuzun nereye döneceği ve kim tarafından karşılanacağı planlandı ve çocuk bilgilendirildi mi?
  • İlk gün ve sonraki birkaç gün kolay ulaşılabilir olmak için programınızda gerekli düzenlemeleri yaptınız mı?
  • Çocuğumuzun sağlık durumunu bildiren formlar ve acil durumlarda size nasıl ulaşılabileceği ile ilgili bilgiler okula iletildi mi?

      Çocuklar okulla ilgili çok çeşitli sorular üretebilirler. Okul başlamadan önce çocuğumuzu soru sormaya cesaretlendirmeli ve okulun nasıl bir yer olduğunu anlatmalıyız.  Okula neden gidilmesi gerektiği ile ilgili temel gerekçeleri, çocuğun gelişim düzeyine uygun cümlelerle anlatmalı, okulun yaşamımızdaki yerini kavramasına yardımcı olmalıyız. Okulda öğreneceği bilgilerin pratik faydalarına örnekler vererek okulun mutlaka gidilmesi gereken aynı zamanda çok eğlenceli bir yer olduğu fikrini aşılamalıyız. İlk gün ebeveynleri ile okula gelmesi çocuğun güvenini arttırır, fakat temel olarak okulda arkadaşlarıyla birlikte kalması gerektiği, okul başlayınca anne babasının okulda devamlı bulunamayacağı, sadece okuldan almaya gelebilecekleri ya da servisle geliyorsa evde onu bekleyeceklerini anlatmanız önemlidir. Çocuğumuzun öğretmeni ile yapacağı kısa bir sohbetin ardından sınıfına yerleşmesi bu sırada anne-babanın neşeli bir şekilde vedalaşarak zamanında okuldan ayrılması önemlidir. Başlangıçta çocuğumuz zorlansa ve mutsuz olsa anne babası ayrıldıktan kısa bir süre sonra ortama uyum sağlayacaktır. İlk gün ortaya çıkabilecek güçlükler konusunda okul görevlilerinin yardıma hazır olduğunu unutmayalım.

Çocuğumuzun Kaygısı Yüksekse:

Neler Yapalım?

Tüm bu hazırlıklara karşın çocuğumuz okula alışmakta zorlanabilir. Böyle durumlarda duygularını sözcüklere dökmesine destek olmak, kendini ifade etmesi konusunda cesaretlendirmek onu rahatlatacaktır.  İlk günler böyle bir heyecan ya da korku hissediyor olmasının anlaşılır bir şey olduğunu paylaşmak ve bu duyguları yatıştırmak çocuğa iyi gelecektir. Tam olarak neden kaçındığını, onu nelerin kaygılandırdığını anlamaya çalışmak, benzer duyguları hissettiğimiz kendi deneyimlerimizden bahsetmek – işe başladığınız ilk gün, yeni bir şehirdeki ilk saatleriniz gibi- ona anlaşıldığını hissettirecektir. Anne baba arasında net ve kararlı bir tutum/davranış birliği kurulması, sınırlarımız konusunda kararlı olmak herkesin işini kolaylaştıracaktır. Ebeveynlerden biri çocuğun okula gitmesi gerektiğini söylerken diğeri ‘bugün iyi hissetmiyorsa gitmeyebilir’ şeklinde davranırsa bu tutum; hem çocuğun olumsuz davranış kalıpları oluşturmasına neden olacak hem de okula uyum sürecini ciddi biçimde sekteye uğratabilecektir. Çocuğumuzun okula gidemediği günlerde; evde kaldığı saatleri olabildiğince sıkıcı geçirmesi ve evde kalmanın hiçbir zaman okula gitmekten daha cazip bir seçenek haline getirilmemesi önemlidir. Uzun uzun televizyon seyretmesi, anne babanın günlük planına katılıp birlikte gezmesi, alışveriş yapması gibi etkinliklerden kaçınılması yararlı olacaktır. Çocuğun uzun süre okuldan ayrı kalması bir yandan eğitim hayatı için risk oluşturmakta bir yandan da her defasında yeniden uyum sağlamak gibi bir zorluğu beraberinde getirmektedir.

Çocuğumuzun korkuları ve tepkileri karşısında sakin ve kontrollü kalmamız, telaşlanmadan ve endişelenmeden yaklaşmamız ona daha çok yardımcı olacaktır. Bizim duygularımız ve tepkilerimizin çocuğumuz için model oluşturduğunu unutmayalım.

Neleri Yapmamaya Çalışalım?

Çocuğumuzu okula bıraktığımızda ve ayrılacağımız zaman sakin ve olumlu olmak önemlidir. Endişeli bir yüz ifadesiyle veya özür diler, üzülür bir tavırda vedalaşmak çocuğun kaygı geliştirmesine ya da var olan endişe ve korkularının şiddetinin artmasına neden olmaktadır. Gülümseyerek, el sallayarak, ne zaman döneceğimizi ve onu hangi saatte alacağımızı anlattıktan sonra sıcak bir şekilde ayrılmalı ve çocuğumuz ağlasa bile tekrar tekrar geri dönmemeye çalışmalıyız. Ebeveynler için oldukça zor olsa da çocuğumuzun bağımsızlığını kazanması için buna gayret etmeliyiz. Okul çıkışında almaya geldiğimizde veya evde karşıladığımızda gülümsemek, gününün nasıl geçtiğini hakkında konuşmak, attığı her adımı önemsediğimizi hissettirmek, gayretinden duyduğumuz memnuniyeti ifade etmek ve onu daha fazlasını başarması için cesaretlendirmek önemlidir. Rehberlik birimi tüm bu süreçlerde ve sene boyunca yanınızda olmaya, destek vermeye hazırdır.  Mutlu ve sağlıklı bir yıl dileğiyle…